22 Haziran 2012 Cuma

Bangalore'a Doğru




Şubat ayı tatilini anlatmak uzun sürecek, Mart'ı öne alayım demiştim. Artık Şubat'ı anlatabilirim.



"Dünya bir gaz ve toz bulutuydu" kadar erkene gitmeyeceğiz, hayır. ama biraz daha geriden başlayacağız. 2008-2009 arasında, hatırlanmaya değer koca bir yılı beraber geçirdiğim insanların bir kısmından bahsedeceğim size.


2008 Eylül'ünde, Manchester'in en tatlı çiftinin, Manchester'in en huzurlu yerindeki evinden, okula uzak olduğu için ayrıldım. Evet, o zaman da tembeldim =) Yurttaki odama yerleştim - bu odayı bayıla bayıla seçmiştim, çünkü odayı gezerken şöyle bir bakmış, ortak salonda Tabu, rengarenk bardaklar falan görünce "eğlencee!" diye düşünmüştüm. Eğlenceliydi, doğru. Eşyaları yerleştirip mutfağa geçtiğimde, tezgaha koyduğum elim olduğu yere yapışınca fark ettim ki, oda aynı zamanda dağınıktı, epeyce de kirliydi. Önce şöyle detaylı bir temizliğe girişmeyi düşündüm. Hemen vazgeçtim - hep ben mi temizleyecektim canım? Sonra küçük notlar yazmayı düşündüm, "etrafı temiz tutun" diye. Bu fikirden daha çabuk vazgeçtim, ilk günden "kıl" insan olmamalıydım. Etrafı temizleyip küçük notlar bırakmaya karar verdim...


...iki hafta sonra bir akşam üzeri. Ortak salonda sekiz kişiyiz. Chai (bu nektarın tarifini ayrıca vereceğim) yapmışız, kahkahalarla sabah derslerinde olanları konuşuyoruz. Tezgahın üzeri silme bulaşık dolu. Yazdığım notların üzerine kim bilir neler sıçramış, yazılar akmış. Hiiç umurumda değil. İşte bir grup Hindu tarafından bir nevi evlat edinilişim böyle başladı.


Sonraki aylar da aynı huzur, mutluluk ve bittabii dağınıklıkla  geçti. Bizim mutfak, senenin başlangıcında ortak mutfak olarak belirlenmiş, o yüzden de bizim binada yaşayan dört daire, mutfak alışverişini hep birlikte yaptık, yemekler bizde pişti, hep birlikte yendi. Hayatımda tanıdığım en sakin, en mütevazı, en dürüst, en hesapsız insanlarla geçirdiğim bu zamanın yerine herhangi bir şey koyabilir miyim, bilmem.













Şubat ayında, işte bu aileden biri evlendi, bana da Bangalore yolları göründü.

Verba volant

80'ler (6) a mari usque ad mare (1) Adana (1) airbrush (1) ajda pekkan (1) akdeniz (4) akıl fikir (1) al jarreau (1) alaska (3) aldatmaca (1) alış-veriş (1) alışmak (1) alphaville (1) alphonse daudet (1) alsancak (1) altın şehirler (1) amado mio (1) american gods (1) amon (1) Anıtkabir (1) Anıttepe (1) animasyon (10) anime (1) ankara (5) anlaşamamak (1) anlaşmak (1) Antalya (2) appassionata (1) arı kuşu (1) aurora borealis (1) Bangalore (3) bangles (1) bee gees (1) Bestekar (1) Beypazarı (1) big easy (1) bir harmanım bu akşam (1) boş işler (1) boşluk (1) bozuk yollar (1) brazil (1) bruce willis (2) bucket list (1) Bursa (1) büyü (1) büyük iskender (1) caddebostan (1) Cajun (1) can abanazır (1) can yayınları (1) cannabis (1) canned laughter (1) chai (2) charles dickens (2) cheesecake factory (1) cicely (2) coppola (1) Creole (1) Cumalıkızık (1) çatlak (1) çay (3) çeviri (1) çıralı (2) çin (1) çukurbağ (2) Dallas (1) dalyan (1) darth vader (1) değişim (2) dharma initiative (1) dream on (1) drunk behind the wheel (1) dublin (1) Duke ellington (1) durum komedisi (1) esteban (1) F.R.I.E.N.D.S. (1) farmers market (1) finlandiya (1) firavun (1) forever young (1) Fort Worth (1) fotograf (2) French Lace (1) gelir dağılımı (1) Gemlik (1) george lucas (1) get lost (1) gezenti (4) Güney Fransa (1) hiç bitmeyecek öykü (1) Hindistan (3) Hitit Kursu (1) hollanda (1) hollywood (1) homesick (1) Hypnos (1) I'm lost without you (1) I'm sorry (1) ıspanaklı börek (1) iletişim (1) insan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (1) ipuçları (1) iskele sokak (1) istanbul (5) işyeri (7) italya (1) izmir (1) iztuzu (1) jack london (1) Jambalaya (1) James Christensen (1) james morrison (1) joel fleischman (2) jorge luis borges (1) kabbalist (1) kahvaltı (1) kahve (1) kakofoni (1) kalkınma (1) kara delik (1) kara göl (1) kaş (2) kefren (1) keops (1) keşif (1) keyif (1) kimseye etmem şikayet (1) kolibri (1) kuzey ışıkları (1) kuzeyde bir yer (4) Küçük Prens (1) küresellik (1) la soledad (1) Lego (2) Les mondes engloutis (1) lizbon (1) locke (1) london (2) loreena mckennitt (1) Louis Armstong (1) Louisiana (1) Love is All Around (1) mad about you (1) manchester (5) masal (1) michael ende (2) mobbing (7) moonlighting (2) mucizevi (1) Mudanya (1) münir nurettin selçuk (1) müzeyyen senar (1) My heart was lost on a distant planet (1) nar ağacı (1) natalie merchant (1) neil gaiman (1) neverending story (1) neverwhere (1) New Orleans (1) niagara (1) nil nehri (1) no hay problema (1) northern exposure (3) obi-wan kenobi (1) olympos (2) out of my head (1) ölüdeniz (1) özgürlük hapishanesi (1) papatya falı (1) paris (1) pembe masa (1) Pre-Raphaelite (1) queen (1) ra (1) rime of the ancient mariner (1) rindlerin akşamı (1) rita hayworth (1) ritüel (2) route 66 (1) RPG (1) rüzgar (1) s.t. coleridge (1) sabah uykusu (1) Samanpazarı (1) samuel taylor coleridge (1) scripta manent (1) selim ileri (1) sessiz gemi (1) sessizlik (1) seyahat (3) Seyhan (1) seyyal taner (1) simpsons (1) sokak yiyecekleri (1) spielberg (1) Star Wars (2) sting (1) Studio Ghibli (1) summer moved on (1) şarkılar seni söyler (1) şimdi yeni şeyler söylemek lazım (1) Texas (1) ticaret açığı (1) tigerlily (1) tipografi (2) toronto (1) Toscana (2) trafik (2) trend (1) Trilye (1) Tunalı (1) tütsü (1) uçak (1) uğurlama (1) una notte a napoli (1) una volta in l'inverno (1) under the tuscan sun (1) unesco (2) unpredictable (1) unutama beni (1) unutturamaz seni hiçbir şey (1) uyku (3) valkyre (1) vanity (1) venice beach (1) vergi (1) vodvil (1) WALK LIKE AN EGYPTIAN (1) was I out of my head (1) wheel of possibility (1) Whisper (1) who wants to live forever? (1) wilmslow (1) worm hole (1) yalan (1) yalnızlık (1) yann tiersen (1) yansımalar (1) yapay (1) yaz (2) yazar kulübesi (1) yazı (2) yazmak (1) yemek (1) yeni hayat (1) yerel (1) yeterli (1) yoktan varolmak (1) yokyer (1) zaman (2)