28 Mart 2010 Pazar

1) Mobbing Nedir?

Mobbing Nedir?

Türkçe literatüre “işyerinde zorbalık” ve “örgütsel baskı” olarak geçen mobbing nedir?

Türkiye’de profesyonel hayata ilişkin gri tonlamalı pek çok kavram var biliyorsunuz. Kültürel bağlamda sineye çekmeye de meyilliyiz malum. İşyerinde uygulanan psikolojik şiddet/baskı da bu yüzden yapanın yanına kar kalabiliyor. Tahammül, tevekkül, katlanma, mecburiyet, ekmek parası, dost hatırı, hangi kisveye büründürürseniz büründürün, hangi bağlamda ele alırsanız alın, ne şekilde adlandırırsanız adlandırın, bu yüzden pek çok bahane ile yok sayılan bir kavram mobbing.

Yazının ilerleyen kısımlarında ele alınacağı gibi, çeşitli kaynaklarda bu yok sayış dile getirilmiş:

“...Ülkemizde ise yıldırma sürecine ne akademik çevrelerin ne iş çevrelerinin ne de meslek örgütlerinin henüz yeterli dikkati çekilememiştir. Oysa benzer sorunlar pek çok işyerinde yaşanmakta ve ekonomik kriz ortamında daha da artmaktadır. Bu süreç görmezden gelinmeyecek kadar ciddi bir şekilde tüm çalışanları tehdit etmektedir” (http://mobbingturkiye.wordpress.com/2006/07/).

Peki mobbing kavramının açıklaması nedir?

Dr. Hasan Tutar’ın belirttiği üzere, Mobbing üzerine araştırma yapanlar, Türkçe’de mobbing olgusunu bir tek sözcükle ifade etmek yerine kavramı; “duygusal taciz”, “psiko-terör”, “psiko-şiddet” ve çalışanı işyerinde “yıldırma”ya yönelik her tür psikolojik saldırı anlamında kullanmaktadırlar (http://www.canaktan.org/yonetim/psikolojik-siddet/genel-olarak.htm).

Tim field, mobbingi, diğer kimsenin kendine güveni ve özsaygısına sürekli ve acımasız bir saldırı olarak tanımlamaktadır. Bu davranışın altında yatan nedenler ise, üstünlük kurmak, buyruğu altına almak ve yok etmek arzusudur. Buna ek olarak Field, failin davranışının sonuçlarını inkar etmesini de, bu tanıma ilave etmektedir (http://sites.google.com/site/mobbingturkiye/).

Mobbing sözcüğü önceleri çocukların birbiyle olan zorbalık ilişkilerini tanımlamakta kullanılmış, İşyerlerinde de 1950-1960’lı yıllarda yapılan araştırmalar mobbingin sadece çocuklar arasında yaşanmadığını ortaya koymuştur (www.sendika.org). Mobbing, kökü Latince olan ve bir kimseyi sıkıştırmak, bunaltmak ve taciz etmek anlamında bir sözcüktür. Çoğunlukla işyerlerinde bazen bir kişinin, bazen bir grubun, bir çalışan üzerinde uzun bir süre yani aylar ve yıllar boyu, sistematik bir baskı uygulamalarıdır. Mobbing Duygusal bir saldırıdır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar. İşverenin İma, alay ve karşısındakinin toplumsal itibarını düşürme gibi saldırgan bir ortam yaratarak onu işten çıkmaya zorlamasıdır (ibid). Çalışanın kötü niyetli hareketler, ima, alay ve karşısındakinin toplumsal itibarını düşürme gibi yollarla saldırgan bir ortam yaratılarak işten çıkmaya zorlaması olarak da tanımlanan mobbig, kişinin çalıştığı kuruluş bu davranışları sona erdirmeyecek, hatta bunları planlayıp hoş görecek olursa çalışana kendisini çaresiz hissettirir (ibid). Ayrıca mobbing, pasif ve aktif saldırganlık olarak ikiye ayrılabilir ve pasif saldırganlar, fırsat buldukça kötü davranışlarını örtmek için nazik ve düşünceli davranışlar da sergileyeceklerinden, onlarla başa çıkmak daha zordur (ibid). Mobbing oluştukça, çeşitli unsurlar etkileşime girer ve kişinin sağlığını ciddi olarak etkiler. Mobbing haksız suçlamalar, küçük düşürmeler, genel tacizler, duygusal eziyetler ve/veya terör uygulamak yoluyla bir kişiyi iş yerinden dışlamayı amaçlayan, kötü niyetli bir eylemdir. Bu kişinin, yöneticileri, örgütü, üstleri, eşitleri veya astlarından birinin öbürlerini de, sistemli ve sıklıkla, mob benzeri davranışlara örgütleyerek kişiye karşı, cephe(çeteleşme) oluşturmasıdır. Örgüt, bu davranışı görmezden geldiği,göz yumduğu, hatta kışkırttığı için, kurban,karşısındaki çok sayıda ve güçlü kişi karşısında, kendini, çaresiz görür ve mobbing gerçekleşir. Sonuç, zarar görme; fiziksel veya zihinsel sıkıntı veya hastalık, sosyal sorunlar ve en çok da işten çıkarılmadır (ibid).

Mobbing örgütler bünyesinde bulaşıcı bir hastalık gibidir. Tedbir alınmazsa örgütün tüm organlarına yayılabilir. İşletmelerde güven, sevgi ve saygı azalır; motivasyon yok olur. Çalışanlar ve yöneticiler arasında uyumsuzluk baş gösterir ve iş verimliliği düşer (http://ersenerdal.com/mobbing-nedir.html).

Endüstri Mühendisi ve Eğitimci Danışman Gülcan Arpacıoğlu imzasıyla yapılan açıklamada 'Mobbing'i (Zorbalık ve Yıldırma), "Bir iş yerinde başarısı, bilgisi ve olumlu tavırları sebebiyle bazı kişilere tehdit oluşturan bir çalışana, bir veya birkaç kişinin çeteleşerek uyguladığı, sistematik ve uzun süreli duygusal eziyet" olarak tarif ediyor. Bu çalışana astları, eşitleri ya da üstünün çeşitli şekillerde saldırabildiğini vurgulayan Arpacıoğlu, "İmkanları, eğitimleri, bütçesi kısıtlanır, yükselmesi engellenir, alay edilir, toplantılara çağrılmaz, dışlanır. Bağrılır, hakaret edilir, aşağılanır" diyor (http://sites.google.com/site/mobbingturkiye/).

Human Resources Management Genel Müdürü Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka’nın tanımı ile mobbing davranışları şöyle: “Aslında olmayan hataları bulup çıkartma, sözle olmayan – ters bakış gibi beden diliyle – taciz, toplantılarda fikirleri aşağılama [...] izole etme, uzaklaşma, duygu ve ruh halinde iniş-çıkışlar, kendisinin bile uymadığı saçma ve katı kurallar koyma, başarılı işleri açıkça yok sayma, sürekli olarak ve sertçe hedefler konusunda eleştirme, dedikodu yapma, yaptırma, taciz ettiği kişiye karşı diğerlerini örgütleme” (http://mobbingturkiye.wordpress.com/2006/07/).

Avukat Fatih Ekiz ise, “mob fiili, saldırmak veya rahatsız etmek anlamındadır” diyor ve ekliyor: “mobbing, Leymann’a göre, bir veya birkaç kişi tarafından, diğer bir kişiye yönelik olarak sistematik bir biçimde düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim yöneltilmesi şeklindeki psikolojik terördür” (http://sozluk.sourtimes.org/ : ranian, 01.07.2004 ve Davenport et al.). Tim Field, mobbing’i, üstünlük kurmak, buyruğu altına almak ve yok etmek arzusu ile diğer kimsenin kendine güveni ve özsaygısına sürekli ve acımasız bir saldırı olarak tanımlamakta ve failin davranışının sonuçlarını inkar etmesini de, bu tanıma ilave etmektedir (ibid).

Verba volant

80'ler (6) a mari usque ad mare (1) Adana (1) airbrush (1) ajda pekkan (1) akdeniz (4) akıl fikir (1) al jarreau (1) alaska (3) aldatmaca (1) alış-veriş (1) alışmak (1) alphaville (1) alphonse daudet (1) alsancak (1) altın şehirler (1) amado mio (1) american gods (1) amon (1) Anıtkabir (1) Anıttepe (1) animasyon (10) anime (1) ankara (5) anlaşamamak (1) anlaşmak (1) Antalya (2) appassionata (1) arı kuşu (1) aurora borealis (1) Bangalore (3) bangles (1) bee gees (1) Bestekar (1) Beypazarı (1) big easy (1) bir harmanım bu akşam (1) boş işler (1) boşluk (1) bozuk yollar (1) brazil (1) bruce willis (2) bucket list (1) Bursa (1) büyü (1) büyük iskender (1) caddebostan (1) Cajun (1) can abanazır (1) can yayınları (1) cannabis (1) canned laughter (1) chai (2) charles dickens (2) cheesecake factory (1) cicely (2) coppola (1) Creole (1) Cumalıkızık (1) çatlak (1) çay (3) çeviri (1) çıralı (2) çin (1) çukurbağ (2) Dallas (1) dalyan (1) darth vader (1) değişim (2) dharma initiative (1) dream on (1) drunk behind the wheel (1) dublin (1) Duke ellington (1) durum komedisi (1) esteban (1) F.R.I.E.N.D.S. (1) farmers market (1) finlandiya (1) firavun (1) forever young (1) Fort Worth (1) fotograf (2) French Lace (1) gelir dağılımı (1) Gemlik (1) george lucas (1) get lost (1) gezenti (4) Güney Fransa (1) hiç bitmeyecek öykü (1) Hindistan (3) Hitit Kursu (1) hollanda (1) hollywood (1) homesick (1) Hypnos (1) I'm lost without you (1) I'm sorry (1) ıspanaklı börek (1) iletişim (1) insan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (1) ipuçları (1) iskele sokak (1) istanbul (5) işyeri (7) italya (1) izmir (1) iztuzu (1) jack london (1) Jambalaya (1) James Christensen (1) james morrison (1) joel fleischman (2) jorge luis borges (1) kabbalist (1) kahvaltı (1) kahve (1) kakofoni (1) kalkınma (1) kara delik (1) kara göl (1) kaş (2) kefren (1) keops (1) keşif (1) keyif (1) kimseye etmem şikayet (1) kolibri (1) kuzey ışıkları (1) kuzeyde bir yer (4) Küçük Prens (1) küresellik (1) la soledad (1) Lego (2) Les mondes engloutis (1) lizbon (1) locke (1) london (2) loreena mckennitt (1) Louis Armstong (1) Louisiana (1) Love is All Around (1) mad about you (1) manchester (5) masal (1) michael ende (2) mobbing (7) moonlighting (2) mucizevi (1) Mudanya (1) münir nurettin selçuk (1) müzeyyen senar (1) My heart was lost on a distant planet (1) nar ağacı (1) natalie merchant (1) neil gaiman (1) neverending story (1) neverwhere (1) New Orleans (1) niagara (1) nil nehri (1) no hay problema (1) northern exposure (3) obi-wan kenobi (1) olympos (2) out of my head (1) ölüdeniz (1) özgürlük hapishanesi (1) papatya falı (1) paris (1) pembe masa (1) Pre-Raphaelite (1) queen (1) ra (1) rime of the ancient mariner (1) rindlerin akşamı (1) rita hayworth (1) ritüel (2) route 66 (1) RPG (1) rüzgar (1) s.t. coleridge (1) sabah uykusu (1) Samanpazarı (1) samuel taylor coleridge (1) scripta manent (1) selim ileri (1) sessiz gemi (1) sessizlik (1) seyahat (3) Seyhan (1) seyyal taner (1) simpsons (1) sokak yiyecekleri (1) spielberg (1) Star Wars (2) sting (1) Studio Ghibli (1) summer moved on (1) şarkılar seni söyler (1) şimdi yeni şeyler söylemek lazım (1) Texas (1) ticaret açığı (1) tigerlily (1) tipografi (2) toronto (1) Toscana (2) trafik (2) trend (1) Trilye (1) Tunalı (1) tütsü (1) uçak (1) uğurlama (1) una notte a napoli (1) una volta in l'inverno (1) under the tuscan sun (1) unesco (2) unpredictable (1) unutama beni (1) unutturamaz seni hiçbir şey (1) uyku (3) valkyre (1) vanity (1) venice beach (1) vergi (1) vodvil (1) WALK LIKE AN EGYPTIAN (1) was I out of my head (1) wheel of possibility (1) Whisper (1) who wants to live forever? (1) wilmslow (1) worm hole (1) yalan (1) yalnızlık (1) yann tiersen (1) yansımalar (1) yapay (1) yaz (2) yazar kulübesi (1) yazı (2) yazmak (1) yemek (1) yeni hayat (1) yerel (1) yeterli (1) yoktan varolmak (1) yokyer (1) zaman (2)