8 Nisan 2009 Çarşamba

Demokrasi-Kakofoni

Kafam karıştı. Sonradan görme, bir hafta ülke dışına çıkıp da "şekerim dışarda şöyle, böyle..." diyen ukalalar gibi oldum. Altı ayda Sisyphus'un görevini tamamlamasını beklemiyordum tabii ama arpa boyu bile değişmemiş hiçbir şey. Sanırım uzak kalmak, iki adım geriden bakmak benim devinme beklentimi körüklemiş, lüzumsuzluğum ondan. Seçimlerin üzerinden de biraz zaman geçmişken, sorularıma hala ve de bir türlü adam gibi cevaplar bulamamanın darlanmasını yaşıyorum sanırım. Yavaşladım mı ne?

Seçme özgürlüğünün dönemsel bazda fark yaratması gerekmez mi?

Schumpeter eğrilerinden yola çıkarsak, yukarı çıkan her şey doğal sürecinde aşağı inecektir, inmelidir, öyle değil midir?

Değişmeyen dengeler işlemeyen süreçleri mi işaret etmektedir?

Seçim sürecine aktarılan önemli kaynaklar sonunda alınan sonuç öncekinden çok da farklı değilse, kentsel bazda yatırım olarak kullanılabilecek kaynakları bu işlemeyen sürece aktarmak mantıklı mı?

Kayda değer farklar yaratamayan dönemsel seçme özgürlüğü ya da hakkı, kamu kaynaklarını bu yönde fütursuzca harcamayı meşru kılar mı?

Ya da bu işlemeyen sürece demokrasi demek ne ölçüde bir dürüstlüğe işaret eder? Bireyin oy hakkı bu tür bir sonuca rağmen hala hak mıdır, yoksa sadece bir yükümlülük ya da Pazar günü aktivitesi midir? Vatandaşlık bilinci sürecin neresinde yer alır?

Karşısında ortak endişe duyulan bir sorun var ise, söz konusu soruna karşı ortak çözüm geliştirmek yerine tam ve mükemmel bir kakofoni içinde dediğim dedikçi, inatçı, dik kafalı tutumlar sorunu çözmekte gerçekten samimi midir?

Benim ve benim gibilerin canını dişine takıp hak ettiği aylık ücretlerinden, son derece düzenli, peşin ve dürüst bir biçimde, "iyi" insanlar ve vatandaşlar olarak ödediği vergilerin gelir düzeyi görece düşük kesimlere yardım olarak dağıtılması hakkaniyetli midir? Rızam olmadan yardım olarak dağıtılan vergilerim, yardımı alanlara helal midir?

Benim vergimin, bana hizmet olarak geri dönmesi gerekirken kentin en ücra köşesinden en elit kaldırımına kadar (Bakınız, Ankara, Arjantin Caddesi ya da İstanbul-Caddebostan, İskele Sokak) nedense her sene yeniden yapılan ama hep oynayan kaldırım taşları, yağmur göletleri, çukurlarla dolu yollar ve daha kim bilir ne aksaklıklar; haydi anladık bir kısmı "yardım" olarak gidiyor da, "benim paramın geri kalanı nerede" dedirtmez mi? Dedirtmemiş .

Verba volant

80'ler (6) a mari usque ad mare (1) Adana (1) airbrush (1) ajda pekkan (1) akdeniz (4) akıl fikir (1) al jarreau (1) alaska (3) aldatmaca (1) alış-veriş (1) alışmak (1) alphaville (1) alphonse daudet (1) alsancak (1) altın şehirler (1) amado mio (1) american gods (1) amon (1) Anıtkabir (1) Anıttepe (1) animasyon (10) anime (1) ankara (5) anlaşamamak (1) anlaşmak (1) Antalya (2) appassionata (1) arı kuşu (1) aurora borealis (1) Bangalore (3) bangles (1) bee gees (1) Bestekar (1) Beypazarı (1) big easy (1) bir harmanım bu akşam (1) boş işler (1) boşluk (1) bozuk yollar (1) brazil (1) bruce willis (2) bucket list (1) Bursa (1) büyü (1) büyük iskender (1) caddebostan (1) Cajun (1) can abanazır (1) can yayınları (1) cannabis (1) canned laughter (1) chai (2) charles dickens (2) cheesecake factory (1) cicely (2) coppola (1) Creole (1) Cumalıkızık (1) çatlak (1) çay (3) çeviri (1) çıralı (2) çin (1) çukurbağ (2) Dallas (1) dalyan (1) darth vader (1) değişim (2) dharma initiative (1) dream on (1) drunk behind the wheel (1) dublin (1) Duke ellington (1) durum komedisi (1) esteban (1) F.R.I.E.N.D.S. (1) farmers market (1) finlandiya (1) firavun (1) forever young (1) Fort Worth (1) fotograf (2) French Lace (1) gelir dağılımı (1) Gemlik (1) george lucas (1) get lost (1) gezenti (4) Güney Fransa (1) hiç bitmeyecek öykü (1) Hindistan (3) Hitit Kursu (1) hollanda (1) hollywood (1) homesick (1) Hypnos (1) I'm lost without you (1) I'm sorry (1) ıspanaklı börek (1) iletişim (1) insan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (1) ipuçları (1) iskele sokak (1) istanbul (5) işyeri (7) italya (1) izmir (1) iztuzu (1) jack london (1) Jambalaya (1) James Christensen (1) james morrison (1) joel fleischman (2) jorge luis borges (1) kabbalist (1) kahvaltı (1) kahve (1) kakofoni (1) kalkınma (1) kara delik (1) kara göl (1) kaş (2) kefren (1) keops (1) keşif (1) keyif (1) kimseye etmem şikayet (1) kolibri (1) kuzey ışıkları (1) kuzeyde bir yer (4) Küçük Prens (1) küresellik (1) la soledad (1) Lego (2) Les mondes engloutis (1) lizbon (1) locke (1) london (2) loreena mckennitt (1) Louis Armstong (1) Louisiana (1) Love is All Around (1) mad about you (1) manchester (5) masal (1) michael ende (2) mobbing (7) moonlighting (2) mucizevi (1) Mudanya (1) münir nurettin selçuk (1) müzeyyen senar (1) My heart was lost on a distant planet (1) nar ağacı (1) natalie merchant (1) neil gaiman (1) neverending story (1) neverwhere (1) New Orleans (1) niagara (1) nil nehri (1) no hay problema (1) northern exposure (3) obi-wan kenobi (1) olympos (2) out of my head (1) ölüdeniz (1) özgürlük hapishanesi (1) papatya falı (1) paris (1) pembe masa (1) Pre-Raphaelite (1) queen (1) ra (1) rime of the ancient mariner (1) rindlerin akşamı (1) rita hayworth (1) ritüel (2) route 66 (1) RPG (1) rüzgar (1) s.t. coleridge (1) sabah uykusu (1) Samanpazarı (1) samuel taylor coleridge (1) scripta manent (1) selim ileri (1) sessiz gemi (1) sessizlik (1) seyahat (3) Seyhan (1) seyyal taner (1) simpsons (1) sokak yiyecekleri (1) spielberg (1) Star Wars (2) sting (1) Studio Ghibli (1) summer moved on (1) şarkılar seni söyler (1) şimdi yeni şeyler söylemek lazım (1) Texas (1) ticaret açığı (1) tigerlily (1) tipografi (2) toronto (1) Toscana (2) trafik (2) trend (1) Trilye (1) Tunalı (1) tütsü (1) uçak (1) uğurlama (1) una notte a napoli (1) una volta in l'inverno (1) under the tuscan sun (1) unesco (2) unpredictable (1) unutama beni (1) unutturamaz seni hiçbir şey (1) uyku (3) valkyre (1) vanity (1) venice beach (1) vergi (1) vodvil (1) WALK LIKE AN EGYPTIAN (1) was I out of my head (1) wheel of possibility (1) Whisper (1) who wants to live forever? (1) wilmslow (1) worm hole (1) yalan (1) yalnızlık (1) yann tiersen (1) yansımalar (1) yapay (1) yaz (2) yazar kulübesi (1) yazı (2) yazmak (1) yemek (1) yeni hayat (1) yerel (1) yeterli (1) yoktan varolmak (1) yokyer (1) zaman (2)